Evim Güzel Evim diyenlerden misiniz?

Evim güzel evim. Eviniz karakterinizdir.
Eviniz hayat enerjinizdir ve siz farkında olmadan hayatınızı yönetir.
Hem fikir miyiz?

Kesinlikle!

~
Öncelikle kendimden bahsedeceğim.
Dışa dönük biri olmama rağmen evimde vakit geçirmekten çok hoşlanıyorum.
Tek başına olmaya tahammülüm var, bazıları daima etrafında birisi olsun ister…
Ben öyle değilim.
Fazla insan, kalabalık ve yaşam alanımın daralması beni huzursuz biri yapıyor.
Misafir ağırlamaya ve onlar için hazırlık yapmaya bayılıyorum, uzun uzun sohbet edilen masalar benim hayat enerjimi full’lüyor! Ancak bir detay var: Evimin her yerinde gezen misafirden hoşlanmıyorum.

Dolaplarımın açılmasında öyle…
Takıntlarımla yaşamaya 25 yıldır alıştım, ama evinin insanın karakterini bu denli yasıtabileceğini bilmiyordum.
Ta kii… Feng-Shui ile tanışana kadar!

~

Çoğunlukla annelerimizden ve büyüklerimizden biliriz, bahar temizliği
Fazla ve kullanılmayan ne varsa, apartmana en yakın konteynıra bırakılır.
Perdeler, nevresimler ve yıkanabilecek her şey yıkanır.
Halılar temizletilir ve deyim yerindeyse dip-temel bir temizlik yapılır.
Türk aile yapısından biz bunları biliyoruz, şimdi bunu renklerle birleştirip gerçek bir hayat görüşüne dönüştüreceğiz 🙂

~
Post’u hem yeni ev kuracaklar hem de evini çoktan kurmuş olanlar için, ortak paydalar halinde yazacağım.

Yeni evlenen çiftler, bu tüyolara göre evlerini dekore edebilirler.
Hali hazırda bir düzeni olanlar içinse, bekar ya da evli ayırt etmeksizin, ilk temizlikte bunlara dikkat etmelerini ve evdeki eşyalar revize edeceklerinde bu post’un tekrar tekrar okumalarını diliyorum.

~
Başlıyoruz:

Bu yazıyı yazmadan önce yaklaşık 20 güvenilir kaynaktan Feng-shui ve ev dekorasyonunun hayatımızdaki rolüne dair makaleler okudum.

Hepsi özetle şunu söylüyor: “Aslan, yattığı yerden belli olur.”

Mobilyalarda ve duvar boyalarında kullanılan renkler, bizler farkında olmasakta bizleri daha sakin ya da daha agresif birine dönüştürebilir. İlginç değil mi?

Mobilyalarda siyah; güçlü, kuvvetli ve azimli bir izlenim yaratıyor. Evin çoğunlukla siyah objelerden oluşması, sanılanın aksine negatif bir enerji değil başarı enerjisi yayıyor.

Beyaz; Türk kadınları arasında sadece titiz kadınların kullanabileceğine inanılan mobilya rengi… Tam tersi, olayın titiz olmakla pekte bir ilgisi yok!

Beyaz, aslında negatif enerji veriyor. Beyaz ağırlıklı bir yerde bulunmak, uyku hissi yaratıyor, kendimden biliyorum. Aşırı rahatlama, hüzün ve uzun uzun düşünme ihtiyacı doğuyor sanki. Yani beyaz rengini kontrollü kullanmak zorundayız çünkü ruhu sakinleştirici ve yavaşlatıcı bir etkisi var. Yumuşatıcı reklamlarındaki, bembeyaz yerde cıvıl cıvıl hareket eden hanımları es geçiyorum 🙂

Duvarlarda ise sadece birkaç duvarı farklı renkte boyamak daha etkili bir enerji yayıyormuş!

Renklere detaylıca değindiğim başka bir post yazacağım, bu yazıda vurgulamak istediğim detaylar şöyle:

1. Kutulayın!

53cca634efaf12caab949d5cc84d4bdd

Aynı görevi gören ya da birbiriyle eş zamanda kullanılacak her şeyi kutulamanız ve etrafda deyim yerindeyse “yayıntı” oluşturmasını engellemeniz gerekiyor.

Örneğin, tadilat sırasında kullanılacak edevatlar bir yerde, kurabiye kalıplarınız bir yerde olmalı.
Her şeyi, ayrı ayrı kategorize etmelisiniz. Buradaki temel amaç, ihtiyaç halinde zaman tasarrufu etmenizi ve etraftaki dağınıklığı indirgemek…

2. Evin enerjisini serbest bırakın!

Başlıca yolu, tıklım tıklım bir evde yaşamamak tabi ki…
Fazla eşya, evde yaşayanların kendi kendilerine zulüm etmelerinden başka bir şey değil.

Özellikle kapı girişlerinde ve pencereden hava gelmesini kapatacak yerlerde eşya bulundurulmamalı…

Fazla oymalı eşyalar ve hayvan figürleri de evin havasının değişmesini, sirküle olmasını engelliyor!

3. Bir bardak para!

indir

En sık kullandığınız yerde, boyu önemli olmayan bir cam bardakta metal, bozuk para bulundurmanın evinizin bereketini katlayacağını biliyor muydunuz?

Kapının girişindeki aynanın önüne, telefonun bulunduğu yerin yanına ya da makyaj masasına bu detayı eklemelisiniz.
İçerisindeki paranın değeri değil, ağzına kadar dolu olması önemli… Üstünü ise asla kapatmamalısınız.

Bereket getireceğine inanılıyor!

4. Bağışlayın ve Dağıtın!

fkjf

Bu yazıyı hazırlarken, hem yeni ev hazırlığı içinde olan çiftleri hem de hali hazırda bir düzeni olan herkesi hedeflendiğimi belirtmiştim.

Yeni bir ev kuranlar için önerim: Eski evlerinden yeni evlerine gelirken, yani evlenirken, işlerine yaramayan her şeyi, kullanılabilir haldeyken ihtiyaçlı olanlara bağışlamaları…

Kullanılabilir halde olan ancak yeni evlerine götürmeyecekleri mobilyaları öğrenci yurtlarına ya da semtevlerine bağışlayabilirler. Kıyafetlerini, mutfak eşyalarını da öyle… İnanın, ihtiyaçlı olan çok insan var ve onların birihityaçlarının giderilmesi, evrenden size kat be kat fazla dönecektir 🙂

Yeni evlenecek olmayanlar içinse, bir bahar temizliğini fırsat bilip, iki kıştır giymedikleri ancak bir güngiyilir diye dolaplarında tuttukları her şeyi bağışlamalarını ve ihityaç sahibi insanlarla paylaşmalarını öneriyorum. Ben, geçtiğimiz nisan ayında evimdeki yarı yarıya mutfak eşyalarını iki farklı öğrenci evine verdim ve gerçekten mutlu oldum! Deneyin, işe yarıyor!

5. Gün ışığını kabul edin ve evinizi daima havalandırın!

Dilediğiniz kadar okyanus esintili oda parfümü kullanın, yine de içerideki oksijen miktarını arttırmak ve iyonları dengelemek için pencerelere ihtiyacınız var!

Günün ilk saatlerinde, şehrin havası da henüz çok kirlenmemişken evinizi havalandırın ve bunu alışkanlık haline getirin. Meyve suyu renklamlarındaki o hanımları hatırlıyorsunuzdur, belki o denli sevgi kelebeği olamayız ama yine de deneyebiliriz 🙂

6. Canlı Çiçeklere “Evet” | Kurutulmuş Çiçeklere “Hayır”

indoor-vasegrown-tulips

Kadınlar, kendilerine zor bela çiçek hediye edildiğinden, 100 yılda bir gelen çiçeği saklamak ve bakıp bakıp mutlu olmak ister. ÇOK YAN-LIŞ!

Kurutulmuş, ölü çiçek evin enerjisini en fazla yok eden şeylerden biriymiş.

Kurutulmuş çiçekler yerine, yaprakları parlayan canlı çiçekler almak çok daha doğru bir hamle…
Çiçeklerin ise yatak odalarında bulunmamasına özen göstermek gerekiyor!

7. Aynalar

wall-decor-chain-link-mirror

Bir yeri, bulunduğundan daha derin ve büyük gösterdiği tüm içmimarlar tarafından kabul edilmiş bir gerçek.
Ancak, ayna yansıtır.

~
Işık gibi enerjiyi de öyle…
Şöyle ki, kapının tam karşısına yerleştirilen aynanın, eve gelen pozitif enerjiyi yansıtarak geri gönderdiğine inanılıyor.

Yatak odasında hemen hemen hiç bulundurulmamalı… Ya da kapının karşısına ve yatağın önüne konulmamalı diyebiliriz.

8. Tek’e düşürün!

Ben bu uygulamayı, kozmetik ürünlerimde çok fazla yapıyorum.
Örneğin, iki tane şampuan var ve hemen hemen ikiside bitmek üzere.. Aralarında çok büyük bir fark yoksa, tek kutu haline getiriyorum.

Bir deneyin… Vücut kremlerinizden, şampuanlara… Her şeye uygulanabilir…

Makarnaları ve boş kavanozları aynı dolapta saklıyor olabilirsiniz.
Makarnaların, aynı cinste olanlarının kavanozlara girip dolapta yer açması bile rahatlatacak sizi.

Deneyin!
Koca bir mavi torbada çöp çıkmış olacak ve siz farkında olmadan aslında o torbayla aynı evde yaşıyordunuz!

9. Çerçeveler

7b93b__monogram

Anılarına bağlı insanların en güzel takıntısı sanırım…
Her yanda fotoğrafları, sevdikleri olsun isterler…

Bir yerden sonra göz alışkanlık kazanıyor ve o fotoğraflara aslında bakmamaya başlıyoruz.

Bu nedenle evdeki çerçevelerin, ayda bir, farklı fotoğraflarla renklendirilmesi gerekiyor.

Feng-Shui Felsefesi’ne göre, evdeki çerçevelerin sayısı daima çift olmalı…
Bir rafa tek bir vazo ya da tek bir çerçeve koymak doğru değil…

Daima iki 🙂
Hayatımızı yalnız geçirmek istemiyorsak, evrene iki kişi olduğumuzu daima hatırlatmamız gerekiyor 🙂

10. Raf değil, Dolap!

9d4bfeaf2faeffd5f840a828d28ee197

Görünürde olabildiğince az eşyanız olması gerekiyor…

Toz, ev enerjisinin en büyük düşmanı.
Raflar yerine kapakları daima kapalı olan, içindekileri sadece siz istediğinizde başka insanların görmesini sağlayabileceğiniz dolaplarınız olmalı…

Bu detay çok önemli…

Evde, aşırı küçük obje bulundurmak enerji emici olarak kabul ediliyor!

11. Enerji sizin! Ev sizin! 🙂

Evinizin, sizi yansıttığını unutmayın ve güzel bir “Arınma” ile ilk adımı atın!

Huzurlu olmanız dileğiyle,
Sevgiler,
Merve 🙂

Benimle fikrini paylaş