Uzun Yol Şarkıları …

Rise and fall çalıyor..
” Superstar you finally made it! “
*
İzmir’den İstanbul’a gidiyorum…
Bir yandan fıstık yiyip, bir yandan müzik dinliyorum.
Uzun yol şarkılarım var ve ritüellerim…
Yolda çerez yerim, araba kullanırken uykum gelmesin diye naneli şeker olur hep.
Yol müsaitse, iki şeridi ortalar hep öyle giderim. Babamdan öğrendim.
Şarkılarım var. Uzun yol şarkılarım.
Ben şarkı aş eriyorum.
Aklıma düşer de dinleyemezsem, çatlarım.

Uzun yola gitmek ayrı bir hava, mistik, kendine has, alturist biraz.
Bir başkasını düşünme merkezli, aşırı fedakar…
Zamandan ve akıldan, aşırı fedakar.

Hadi düşünelim, hadi yeni bir hayal daha kuralım..
*
Uzun yolculuklar, hayallerin en kolay mayalandığı yer…
Nasıl güzel duruyorsunuz yanyana!
Çok yakışmışsınız. Alkışlar.
Yağmur uzun yolda bir başka tatlanıyor.
Cama düşen her yağmur tanesinden fal tutmalar…
Yapıyor musun sende?
Elimin hizasına kadar inerse şu olacak, şuradaki damlaya kadar gelirse bu olacak.
Şu ikisi birleşirse şu dileğim kabul olacak.
Çek kafanı camdan kardeşim, olmayacak hiçbiri…
*
Camlar buğulanıyor.
Çocukluktan alışkanlığımdır, buğulu camı görünce resim çizerim.
Kimisi adını ve iki baş harf yazmayı sever.
Ben resimciyim ve resimde kendimi hiç geliştiremedim.
Senelerdir durumumuz stabil, üçgen çatılı bir ev, bir çam ağacı.. Mutlu bir aile.
Neden değişsin ki?
Ben hayatta başka neye önem veriyorum? Bilincimin altı üstü neyle kaplı?
Alın yazımın en okunaklı yerinde nasıl bir hayat çizildi bana? Bilinmiyor.

Umarım resimlerim gibidir.
*
İnsanın kafasının cama çarpması boşuna değil.
Normal düzende kafanı vurup, kendine gelmeyi unutuyorsun.
Şimdi kafanı vurup, soğuğu yiyeceksin. İhtiyacın var!
Son zamanlarına yada en büyük acına yoğunlaşıp, kararlarını sorguluyorsun.
Sanki yaptıklarında, söylediklerinde… Sarıldıklarında hata bulasın ve kendini birşeyler için suçlayasın diye bütün düzen çırpınıyor.
Bir totem daha…
Yan şeride gelen üçüncü araba beyazsa, ne olsun istersin?
Dilerimki ömrün hayallerin gibi beyaz olsun kardeşim,
Çünkü olmayacak gerisi.

*
O şarkılar!
Sana yemin ederim Sezen Aksu bir başka söylüyor yoldayken.
Hissediyor gibi kendimle hesaplaştığımı.
Söz şarkısını bilir misin onun?
“Gözümün yaşına bile bakma memnunum ben halimden…
Bu acıyı terk etmeden bırakmaz yakamı içimdeki köz…”

*
Sade geliyor sonra…No Ordinary Love!
Didn’t I tell you?
Tabiki söyledin güzel kardeşim, Sade.
Sen, eş, dost… Bütün yakın arkadaşların da karşısına alıp güzel güzel anlattı.
Nasıl güzel sabrettiler kendi bahanelerine inanmana.
Nasıl aptal görünüyordun biliyor musun?
Çok güzeldin çok!
Çok güzel sahip çıkıyordun yaptıklarına.
Okuduğun kitaplarda bile karşına çıkıyordu, dedim ya tüm dünya elele tutuştu sana inat.
Burası uzun yol, ve sen kendinle hesaplaşmaya geldin.

*
Var mı bir karavanla güneye inme hayalimiz?
Resmettin ikinizi çoktan uzun yolda?
İki portatif koltuk, iki gözlük, iki bardak, iki rakı, bir gönül.
Ama yanında o zaman, neşeli şarkılar mı dinliyorsunuz?
Ornetto’nun Crazy’si mi çalıyor?
Çirkin sesiyle utanmadan nağme yapan hanginiz?
Sen tabiki! Sen daha çok seviyorsan, sen.

Kabak Koyu’na mı gidiliyor? Ölüdeniz? Cunda mı yoksa?
Başka cennet arama.
Onun omuzları da cennet dersen, sende haklısın.
Başın dik değil mi? Yakışıyor yanına. Çarpıyor mu sol yanın?
*
Başka hiçbir yer böyle keskin değil kararlarını sorgulamakta.
Adına “Uzun Yol” dersin… Kendinle hesaplaşma seansından başka bir şey değil.
Dinle şarkını kardeşim, sen ne istersen, her ne seversen.
Bak burada Haris Alexiou, “Mia pista apo Fosforo” çalıyor.
Dimitri Bey’ler, Eleni Hanım’larda seninle..
Müzik listem içimden de karışık.
Hadi bir totem daha…
Gelecek şarkı Türkçe’yse çok sevsin mi?
Sevsin kardeşim, besbelli sen çok sevilecek insansın.

Sevgiler,
M.
vintage_typewriter_avatar_by_kezzi_rose-d7efq5r

3 thoughts on “Uzun Yol Şarkıları …

  1. Merve’cim gerçekten süpersin…Tebrik ediyorum…yazdıklarını keyifle okuyorum….Devammmm…..

Benimle fikrini paylaş